Hukuk Fakültelerine Taban Puan Geldi

Başarı sırası 40 binin altında olan adaylar tıp, 150 binin altında olanlar artık hukuk tercihi yapamayacak.
Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) 2015'te taban başarı sınırı uygulamasına geçiyor.
Buna göre; bu yıl ilk kez tıp fakülteleri en düşük 40 bininci, hukuk fakülteleri ise en düşük 150 bininci öğrenciyi alabilecek.
YÖK Başkanı Yekta Saraç, uygulama ile aynı bölümler arasındaki başarı makasını kapatmayı ve bu bölümlerdeki eğitim kalitesini artırmayı hedeflediklerini söyledi.
YÖK, önümüzdeki dönemde başarı sırası sınırlamasını diğer bölümlere de yaygınlaştırmayı planlıyor.
Kaynak : NTV

Hukuk Eğitiminde Kalite

Barolar Birliği Başkanı Prof.Dr. Metin Feyzioğlunun, Hürriyet gazetesinde "Hukuk eğitiminde kalite" başlıklı yazısı yayınlandı. Feyzioğlu yazısında özetle şu başlıklara değiniyor;

  1. Yükseköğretim Kurulu tarafından hukuk fakültelerine taban puan uygulaması getirilmesi için çalışma başlatılmış olması sevindirici.
  2. Daha iyi bir hukuk eğitimi için atılması gereken ilk adım hukuk fakültelerinin kontenjanlarının azaltılması ve hukuk eğitiminde standartların belirlenmesi.
  3. Türkiye Barolar Birliği, hukuk fakültelerindeki eğitim-öğretim kalitesinin yükseltilmesi amacıyla bir ölçme değerlendirme çalışması başlattı.
  4. Avukatlık mesleğinin etkinliğinin dolayısıyla hukukun üstünlüğünün tesisi için avukatlık stajına girişte ve staj sonunda iki ayrı merkezi sınav yapılması zorunlu.
  5. Avukatların, örneğin iki yıllık periyodlarla, belli sayıda seminer çalışmasını başarıyla tamamlaması zorunlu hale getirilmeli. 
Yazının tamamını okumak için http://www.hurriyet.com.tr/egitim/28045120.asp?noMobile=true

Dev Hukuk Şirketleri Birleşti

Hukuk sektörü Dünyada ve tabi buna bağlı olarak Türkiye'de kabuk değiştiriyor. Artık devasa hukuk şirketleri doğuyor. Bunlar bırakınız ulusal bazda uluslararası birleşmelere imza atıyor. İşte bir örnek The American Lawyer'ın 22 Ocak 2015 tarihli haberi;

Uluslararası hukuk bürosu Amerikan Dentons ve Asya'nın en büyük hukuk bürosu Çinli Dacheng birleşmeye karar verdi. Herşeyin planlandığı gibi ilerlemesi halinde, iki bürodan 68 ortak avukatın katılacağı bir törenle imzanın atılacağı belirtiliyor.  Bütünleşmenin tamamlanmasının da 90 gün kadar süreceği düşünülüyor. Ayrıca şirketler kendi genel kurullarında birleşmeye onay vermiş durumda.
Birleşmenin gerçekleşmesi halinde bu yeni firmanın yaklaşık 6600 avukatı olacak , böylece 4245 avukatla dünyanın en büyük bürosu olan Baker & McKenzie'yi geçmiş olacak.
Kaynak:http://www.americanlawyer.com/id=1202715772786/Dentons-and-Chinas-Dacheng-Poised-for-Historic-Union

Hukukçular Arası Fotoğraf Yarışması

Türkiye Barolar Birliği, 2015 yılı Avukatlar Günü etkinlikleri kapsamında Hukukçular Arası
Fotoğraf Yarışması düzenliyor. Yarışma hakkında ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.


ABD 'deki Türk Avukatlar

Amerika Birleşik Devletleri'nde 250'ye yakın Türk avukat faaliyet gösteriyor. Turk of America dergisi son sayısını Amerika'daki Türk avukatlara ayırdı.
Dergi araştırmasında 21 farklı eyalette 235 avukatın listesini yayınladı. Florida'dan California'ya, New York'tan Texas'a kadar ABD'nin farklı eyaletlerinde faaliyet gösteren avukat listesinde Türklerle evli olan veya Türk toplumuna uzun yıllardır hizmet veren Amerikalı avukatlar da yer alıyor.


Araştırmada 1975 yılından beri Los Angeles'ta hizmet veren Elizer Kapuya en deneyimli avukat olarak ön plana çıkarken, New York'ta Aydın Çağınalp 1976'dan beri, Melih Doğan da 1979 yılından beri avukat olarak faaliyet gösteriyor. TURKOFAMERICA Dergisi kurucu ortağı ve Genel Yayın Yönetmeni Cemil Özyurt, Amerika'da en fazla Türk avukatın bulunduğu eyaletin 80'in üzerinde avukat ile New York eyaleti olduğunu kaydetti. California ve Washington, DC ise New York'u takip ediyor. Türk avukatların mezun oldukları gözde hukuk fakülteleri ise Brookly Law School, Touro Law School, Seton Hall University olarak sıralanıyor.
Avukatlar uzmanlık alanı olarak ise genelde göçmenlik, ticaret ve uluslararası hukuk dallarını tercih ediyor. Özyurt, avukatlar arasında Türkiye doğumlu Ermeni, Süryani, Rum ve Yahudi etnik kökenine ait profesyoneller bulunduğuna da dikkat çekerken, avukatların 20'den fazlasının hem Türkiye'de hem de ABD'de avukatlık diplomasına sahip olduklarını vurguluyor. Bu alanda öncülüğü ise Cahit Akbulut çekiyor. Akbulut, Türkiye'de hukuk fakültesini bitirdikten sonra Amerika'da da avukatlık hizmeti vermeye başlayan ilk isimlerden. Amerikalı oldukları halde Türk toplumuna uzun yıllardır hizmet veren ve yakından tanınan avukatlara listesinde yer veren dergide, Amerika'da 100'den fazla avukata sahip firmalardan ortak olarak çalışan Barbaros Karaahmet, Demet Başar, Gülgün U. Mersereau, Berin S. Romagnolo gibi isimler de yer alıyor. Amerika'daki hukuk dalında en yüksek mevkiye sahip Türk ise, Harris County Criminal Court'ta Savcı olarak Jay Ceyhun Karahan. Elizabeth Münisoğlu ise Los Angeles Yüksek Mahkemesi'nde Komiser olarak görev yapıyor. Mehmet K. Konar-Steenberg ise Saint Paul, Minnesota'daki William Mitchell College of Law School'un dekanı.
Kendi avukatlık firmasını kuranların dışında Amerika'nın dev şirketleri IBM, Blackberry, Citigroup, JP Morgan Chase, American Express, Morgan Stanley ve Travelers'a avukat olarak çalışan Türkler bulunuyor. Amerika'daki Türk avukatların listesine ve haber detayına http://www.turkishactionalert.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin En Büyük Hukuk Büroları


Amerika'da, İngiltere'de 1500-2000 Avukat çalıştıran devası hukuk bürolarının (bknz. Dev Hukuk Şirketleri Birleşti haberi.) yanında Türkiye'deki hukuk büroları şüphesiz emekleme aşamasında. Ancak artık Türkiye'de de 100-150 Avukatın çalıştığı uluslararası hukuk büroları var ve bunlar hızla büyüyor. Avukatlık Kanunundaki bir takım engeller kalktığında bunların çok daha hızlı büyüyeceği ve uluslararası arenada hizmet ihraç eder duruma gelecekleri bir gerçek. Biz de özellikle Legal 500 verileri, vergi rekortmenleri sıralaması ve kamuoyunda algıyı dikkate alarak bir sıralama yapmıştık. Yandaki notu da habere not olarak düşmüştük; ( ...Sıralama bir büyüklük derecelendirmesi değildir. ) Ancak bazı hukuk bürolarından serzenişler aldık. Herkes kendi hukuk bürosunun daha büyük olduğunu belirtiyor, adını burada görmek istiyordu. Biz de bunun üzerine sadece Legal 500 kayıtlarındaki çalışan avukat sayısına göre yeni bir liste oluşturmaya karar verdik. Buradaki kriterimiz sadece büroda çalışan avukat sayısı olacak. Bu yeni çalışmamız tamamlanana kadar daha önce bu sayfada paylaştığımız listeyi kaldırma kararı aldık. Çalışma tamamlanınca listeyi sizinle burada paylaşacağız.

ehukuk.org

Oxford Hukuk Fakültesi'nin Mülakat Sorusu

Dünyanın en iyi Hukuk Fakülteleri arasında gösterilen Oxford Üniversitesi Hukuk Fakültesinin, öğrenci alımlarında sorduğu bir mülakat sorusunu paylaşmak istiyoruz. İşte o soru;

Eğer park yapılması yasak yerlere araba park etmenin cezası ölüm olsaydı ve kimse yasak yerlere park etmeseydi, bu doğru bir hukuk kuralı olur muydu?

Oxford Üniversitesi Hakkında;


Oxford Üniversitesi (İngilizce: University of Oxford), İngiltere'nin Oxford kentinde bulunan bir üniversitedir. Ne zaman kurulduğu bilinmeyen okul, Anglo-sakson dünyanın en eski üniversitelerinden biridir. Günümüzde de dünyanın en saygın eğitim kurumlarındandır. Üniversite yaklaşık 130 ülkeden 18000'den fazla öğrenciye eğitim vermektedir.
Oxford Üniversitesi, kendi kendini yöneten 39 kolejin bir çeşit federal sistem içerisinde bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Bunlara ek olarak, Hristiyan derneklerce kurulmuş yedi adet özel kolej de üniversiteye dahildir. Otuz kolej ve tüm özel kolejler hem lisans hem de lisansüstü seviyesinde öğrenci kabul etmektedir. Yedi kolej ise sadece lisans üstü öğrenci kabul ederken, bir kolej yalnızca akademisyenlere yöneliktir. Geriye kalan bir kolej ise yarı zamanlı eğitim alanında uzmanlaşmıştır.

Avukatın psikolojisi mimarın gözü bozuluyor

Yaşadığımız süre boyunca birçoğumuz hem hayatta kalabilmek hem de kişisel doyuma ulaşmak adına meslek ve iş sahibi olmak için uğraşıyoruz. Hatta bununla bağlantılı olarak ''İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen; hayattaki dayanağın odur. Seveceğin bir iş seçersen yaşamında bir an bile çalışmış ve yorulmuş olmazsın'' diyor Xsentius. Meğer ''iş''in gerçeği bu değilmiş. Görünüşe bakılırsa işi sevmekle deyim yerindeyse ''iş bitmiyor''muş. İşinizi ve mesleğinizi ne kadar severseniz sevin sizde meydana getirdiği sağlık sorunlarından kaçamıyorsunuz. İşte çalışanlardaki bu hasarları tespit etmek için iş ilanları sitesi Eleman.net, anlamlı bir araştırmaya el atmış. Çalışma koşullarına bağlı olarak en çok yaşanan sağlık problemlerine farkındalık oluşturmak için 8 bin 920 kişi arasında araştırma gerçekleştirmiş. Ortaya çıkan sonuçlar çalışan sağlığı ve mesleği arasında doğrudan ilişki olduğunu gösteriyor. Sağlık problemlerinde, sırt ve bel ağrıları, görme bozuklukları ve psikolojik rahatsızlıklar başı çekiyor. Sırt ve bel ağrılarından en çok şikâyet eden kesim halkla ilişkiler çalışanları. Görme bozukluğuna, güvenlik ve savunma sektöründekilerde rastlanırken, psikolojik rahatsızlıklar ise en çok sağlık çalışanlarında görülüyor.
BİLGİSAYAR HASTA EDİYOR
Sağlık sorunları aynı zamanda sektöre göre de farklılık gösteriyor. En çok sağlık sorunu yaşayanlar; bilgisayar, internet ve bilişim sektörü çalışanları. Devamında ise eğitim, sağlık, inşaat, halkla ilişkiler gibi sektörler geliyor. Öğretmenler, halkla ilişkiler, bilgisayar, internet ve bilişim, doktor ve hemşireler ile gıda sektöründe çalışanlar ağırlıklı olarak sırt ve bel ağrısı şikâyeti yaşıyor. Başta güvenlik görevlileri olmak üzere, tekstil, halkla ilişkiler, eğitim ve mimarlık sektörü çalışanları ise görme bozukluğu yaşayan kesimi temsil ediyor. Sağlık, bilgisayar, internet ve bilişim sektörleri temsilcileri, öğretmen, avukat ve mali müşavirler psikolojik rahatsızlık yaşıyor. Eleman.net Murahhas Üyesi Savaş Ünsal, günümüzde meslek gruplarında yapılan işe, çalışma düzenine bağlı olarak bazı hastalıklar daha sık görüldüğüne dikkat çekiyor. Özellikle, iş stresi, yüksek sorumluluk, aşırı rekabet ve hedef baskısının çok olduğu meslek gruplarında kalp ve damar hastalıklarına, masa başı çalışanlarda sindirim sistemi bozukluklara, vardiyalı işlerde ise hormonal bozukluklara rastlanıyor.
RAHATSIZLIKLARIN NEDENİ REKABET
Savaş Ünsal, hastalıkların sebebi olarak modern yaşam biçimimize ek olarak hemen hemen bütün dünyayı etkisi altına alan rekabete dayalı iş yaşamına işaret ediyor. Özellikle son yıllarda yaygınlaşan plaza hayatı, başarı hedeflerinin yüksek tutulması, mesai saatlerinin uzaması gibi nedenler tüm meslek gruplarında stresi artıran bir faktör. Çalışanlarda oluşan sürekli endişe, kolay sinirlenme, dikkat bozuklukları, yorgunluk hissine sebep oluyor. Üst düzey yönetici, borsacı, bankacı, gazeteci, avukat, doktor gibi mesleklerin ortak sorunu olan aşırı stres, düzensiz beslenme ve hareketsizlik birçok riski de beraberinde getiriyor. Kilo fazlalığı, kalp damar hastalıkları, sindirim sistemi hastalıkları bu mesleklerde çalışanları tehdit ediyor. Öte yandan aşırı stres, psikolojik rahatsızlıklar, depresyon gibi hastalıklara da davetiye çıkarıyor.
İş yoğunluğunu azaltın
Peki sağlığımızı tehdit eden bu meslek ve çalışma koşullarına nasıl uyum sağlayacağız? Bu sorunları aza indirmek duyarlı yöneticilerden geçiyor. Yani yöneticilerin, büyük bir soğukkanlılıkla durumu gözlemleyerek, çalışanlarının hangi düzeyde strese girdiklerini saptayıp önlem alması gerekiyor. İş yoğunluğunu azaltmak, izinlerin sağlıklı kullandırılması, iş dışı aktivitelerle motivasyon sağlanması, gerekirse psikolojik destek verilmesi ilk başta gelen önlemler. Yoğun çalışma ortamları aynı zamanda yeni hastalıkları da beraberinde getirebiliyor. Mesela kronik yorgunluk sendromu ve tükenmişlik sendromları bunlardan biri. Ünsal, ''Kurumlar ve kişiler meslekler ile ilgili hastalık riskleri konusunda sağlık profesyonellerinden danışmanlık hizmeti almalılar. Düzenli yıllık kontroller, işyerinin daha sağlıklı bir ortama dönüştürülmesi, stresin azaltılmasına yönelik şirket politikaları geliştirilmesi'' diyor.
Yöneticiler kalp hastası
Çalışma şartlarının getirdiği sağlık sorunları hafife alınmayacak cinsten. Meslek gruplarına bakıldığında, beyaz yakalılar aşırı stres ve sorumluluk nedeniyle kalp krizi riski ile karşı karşıya. Masa başı işler, hareketsizlik nedeniyle sırt, bel ve kas ağrıları sorunlarına yol açıyor. Plazalarda çalışanlar, az güneş gören, kalabalık, gürültülü ortamlarda çalıştıkları için kalp hastalıklarıyla karşı karşıya kalabiliyor. Günümüzün açık ofis yaşamı nedeniyle çalışanlar gürültülü bir ortama maruz kalıyor. Gürültü ve etraftan gelen rahatsızlık ise stresi tetikliyor. Bu da, sinir bozukluğu, depresyon ve kavgaya eğilim yaratıyor.
Zamana karşı yarışan, iş stresi çok büyük olan mesleklerden biri olan gazeteciler de kalp hastası adayı. Stresin sebep olduğu yoğun sigara içimi, çay ve kahve tüketimi, fast food tarzı hazır ve çabuk yiyecekler kalp ve damar hastalıklarına zemin hazırlıyor.
kaynak: http://www.yenisafak.com.tr/pazar/avukatin-psikolojisi-mimarin-gozu-bozuluyor-695834