Genç Avukatlar Rahatsız

Genç Avukatlar Kimdir?
Adı üstünde genç avukatlar, genç olan; ufak da bir ekleme ile genç olmamasına rağmen kendini genç hisseden avukatlardır. Yani henüz mesleğin başındadır, yıllanmış da olsa içindeki heyecanı kaybetmemiştir.
Sizin Olayınız ne?        
Genç avukatların çok büyük hedefleri yok. Zaten insanlığa en büyük kötülükleri en büyük sözleri edenler yapmıştır. Genç avukatlar size dünya barışını vaat edemez, çocuklarımızın el ele mutlu yarınlara koşacağını, açlığı sefaleti bitireceğini, huzurun bu topraklarda ilelebet hüküm süreceğini de söyleyemez. Genç avukatlar, küçük hedefleri olan ortalama insanlardır. Onlarla her gün adliyede sokakta, bir barda, çay evinde karşılaşabilirsiniz. Ancak şu husus sizi yanıltmasın, hiçbiri size bedava mütalaa vermez. Kendileri meslek onurlarına sahip çıkmakla mükelleftir.
Peki neden Rahatsızsınız?
Genç avukatlar en başta kendilerine mason locasından çıkmışçasına üstat avukat diyen, mesleğin sorunlarına karşı put kayıtsızlığı takınanlardan RAHATSIZ!
  • Duruşma kapılarında saatlerce beklemekten RAHATSIZ!
  • Baro yönetiminde söz sahibi olamamaktan RAHATSIZ!
  • Baroların meslek sorunlarını bırakıp siyasete karışmasından, İspanyadaki boğa güreşiyle ilgilenmesinden RAHATSIZ!
  • Polisler avukatları yaka paça gözaltına aldığında onlar için rehine pazarlığı yapan yönetimden RAHATSIZ!
  • Düşük Avukat maaşlarından, yüksek vergilerden RAHATSIZ!
  • Yabancı hukuk bürolarından RAHATSIZ!
  • Bedava hukuki mütalaa vermek zorunda bırakılmaktan RAHATSIZ!
  • Hukuk pastasını büyütmek yerine 80.000 avukatın ufacık bir pasta için kavga etmesinden RAHATSIZ!
  • Meslek etiğinin ve ahlakının en önemlisi mesleğin saygınlığının kalmamasından RAHATSIZ!
  • Toplum gözünde çantalı hırsız diye anılmaktan RAHATSIZ!
  • Benzin fiyatından daha hızlı yükselen hukuk fakülteleri sayısından, avukat enflasyonundan RAHATSIZ!
  • Hakim/Savcı Asansörü- Hakim/Savcı tuvaleti gibi avukatları dışlayan her türlü tesisten RAHATSIZ!
  • Düşük Adli Yardım/CMK ücretlerinden RAHATSIZ!
  • Stajyer Avukatlara fatura ödettirilmesinden, fotokopi çektirilmesinden yani stajyer sömürüsünden RAHATSIZ!
  • İcra dairelerindeki işleyişten RAHATSIZ!
  • Engelli avukatlara imkan sağlanmamasından, başörtülü avukatların staj eğitim derslerinden kovulmasından, avukatlara uygulanan her türlü ayrımcılıktan RAHATSIZ!
  • Kadın avukatların iş görüşmesinde, mahkeme kaleminde, icra dairesinde,  adliyede taciz edilmesinden RAHATSIZ!
  • Son kullanma tarihi geçmiş, avukatları cezalandırmak dışında bir işe yaramayan Avukatlık Kanunu’ndan RAHATSIZ!
  • Baro pulundan yıllık 30-40 milyon TL gelir elde edilir iken bu kaynakların hunharca harcanmasından, stajyerlerin sahipsiz bırakılmasından RAHATSIZ!
  • Adli Yardım/CMK yapmak isteyen avukatlara ücretli seminer verilmesinden RAHATSIZ!
  • Ülkemizi gezi olayları nedeniyle Avrupa Konseyi’ne şikayet eden, Gaziantep’teki yangını incelemeye giden, Amerikan Büyükelçisi ile gizlice görüşenlerden RAHATSIZ!
  • HSYK’nın Hakimler Kurulu ve Savcılar Kurulu olarak ayrılmamasından RAHATSIZ!
  • Marangoz hatası yüzünden yüksekte oturan savcılık makamından RAHATSIZ!
  • Avukatlar için soruşturma iznini Adalet Bakanlığı’nın vermesinden RAHATSIZ!
  • Ruhsat vermek için ücret talep eden barodan RAHATSIZ!

Tamam anladık da siyasi görüşünüz ne?
Elbette genç avukatlar salak değil. Herkes gibi onların da siyasi görüşü var. Ancak genç avukatlar avukat sorunları hariç hiçbir konuda birlikte hareket etmez, , belki birbirlerini de sevmez,  topluca aynı partiye oy vermez, aynı çarşaf listenin partizanlığını yapmaz. “Herkesin tuttuğu siyasi parti kendisine” ilkesini benimser.
Genç avukatlar oluşumu, mevzubahis avukat sorunları olmadıkça birlik olmaz, hepsi ayrı mekanlarda takılır, ayrı siyasi görüşleri benimser ama konu avukat sorunları oldu mu işte o zaman korkun. O zaman birlik olurlar, aklınızı alırlar.
Sizi kim destekliyor?
Genç avukatların arkasında kıçından başka herhangi bir desteği yok. Sponsoru, kendisini destekleyen iç veya dış mihrakları da yok, herhangi bir kuruluş ile hormonlu veya organik bir bağı da yok. Dedik ya bir araya gelmekteki tek amacımız AVUKAT SORUNLARI.
Ortaya çıkış zamanlamanız biraz manidar sanki?
Geç bile kaldık! Bu meslek, mesleki sorunları unutup; belli siyasi davalarla, avukat tabelasıyla uğraşan tabela barolarına bırakılamayacak kadar mukaddestir.
Barolar varken bu işler sizin haddinize mi?
Bizi asla, görevi avukatlık mesleğini geliştirmek, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak olan ancak bu işleri bırakıp gündelik siyasetin heyecanına kapılmış, kendi gölgesinden büyük sözler eden barolarla karıştırmayın.
Sizin orada demokrasi var mı?
Alacağımız her karar oybirliği ile alınır. Aramızdaki muhalifler ezilmez, tam tersine çok sevilir. Bizim de muhalif bir duruş ile yola çıktığımız unutulmaz. Her iktidar yozlaşır, mutlak iktidar mutlak yozlaşır. Genç avukatlar bunu asla aklından çıkarmaz!
Başörtülüler İran’a, Komünistler Moskova’ya, Türkler Ortaasya’ya, Gay’ler Hollanda’ya demez. Avukat sorunları için uğraş verecek, deryada katre dahi olsa faydası dokunacak herkesi kucaklar.
Kararlar nasıl alınıyor peki?
Genç avukatlar “onlar işlerini meşveret ile hallederler”(Şura 38) felsefesini benimsemiştir. Meşveret onlar için en önemli ilkedir. Tepeden inme kararlar ile hayat karartanlarla karıştırmayın bizi.
İlkeleriniz/amaçlarınız nelerdir?
  • Herşeyden evvel bu oluşumda meşveret esastır.
  • Bu oluşumun fikri neyse zikri de odur.
  • Bu oluşum geldiği yeri, bir zamanlar stajyer olduğunu unutmaz. Stajyerlere sahip çıkmak öncelikli sorumluluğudur.
  • Avukat sorunlarından başka herhangi bir amacı, iş sağlama temennisi yoktur. Küçük hesaplar peşinde koşmaz.
  • Baro başkanı olmak için 10 yıl, yönetim kurulunda yer alabilmek için 5 yıl, delege olabilmek için 10 yıl gibi haksız uygulamalar ile savaşmak asli vazifelerinden biridir.
Peki, size son bir sorum olacaktı, şimdi benim şöyle bir işim var …
İşte orada dur dostum. Manava gidip hıyar alırken para veriyorsun ancak iş avukattan bilgi almak olunca asalak gibi etinden sütünden faydalanıp toz oluyorsun. Genç avukatların bilgisi hıyardan kıymetlidir. Bedava verilemeyecek, herhangi bir ürünün kenarına koli bandı ile yapıştırılıp kampanyalara alet edilemeyecek kadar değerlidir. Bilgisini hunharca paylaşıp, mütalaa için para almayan bizden değildir!
İletişim İçin :
Av. Erdost BALCI

VII. Sağlık Hukuku Sertifika Programı

Sağlık hizmetlerinden doğan hukuki problemler hiçbir zaman güncelliğini ve önemini kaybetmemektedir. Sağlık hizmetlerinin gelişmesi, modernleşmesi ve yaygınlaşması bu hizmetlerden kaynaklanan hukuki problemlerin sayısını arttırmakta ve bunlarla birlikte yeni problemleri de beraberinde getirmektedir. Sağlık hizmetlerine harcanan paranın artması beklentileri yükseltmekte; hasta, hastane, sağlık personeli, hastane ilişkilerine yeni boyutlar kazandırmaktadır. Hasta ve sağlık hizmetlerinden yararlananlar bilinç değişikliği sürecini yaşamaktadır. Bu süreç zarfında, tıp ve ilaç sanayindeki devasa ilerlemeler geleneksel ilişkileri sarsmakta, daha önceleri sorgulanmayan birçok konu karşımıza hukuki problemler olarak çıkmaktadır.
Ulusal ve uluslararası planda bu alanda karşılaştığımız sorunlarla ilgili uzman hukukçu yetiştirmek, uzman hukukçuların ve hastane ve ilaç firması yöneticilerinin eğitimini pekiştirmek için sorunların tespiti, analizi ve hukuksal çözüm yolları konusunda bilgilendirme ve yargı uygulamasından örneklerle sağlık alanındakilere önleme hukuku hukukçulara ise hak arama yöntemi açısından bilgi vermek amacıyla Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından, uzman hukukçuların ve uzman tıp mensuplarının katılımıyla VII.Sağlık Hukuku Sertifika Programı düzenlenmektedir.

Konu Başlıkları

· Tıbbi müdahalenin hukuka uygunluk koşulları
· Sağlık personelinin cezai sorumluluğu
· Sağlık alanında özel hukuk sorumluluğu
· Özel hukukta deliler ve ispat
· Hasta Hakları
· Aydınlatma yükümlülüğü
· Tıp ve hukuk açısından malpraktis ve komplikasyon
· Hastane enfeksiyonları ve ortaya çıkan sorunlar
· Sağlık alanında idare hukukundan doğan sorunlar
· Özel hastanelerinin hukuki statüsü ve sorumluluğu
· Mesleki sorumluluk sigortası
· Sağlıkta etik
· Tıbbi genetik
· Ötanazi
· Adli tıp
· İlaç Sahteciliği
· Sağlık alanında yargı kararları




Programın Hedef Kitlesi
Sağlık hukuku alanında uzmanlaşmak isteyen tüm hukukçular, sağlık personelleri, hastane ve poliklinik yöneticileri, ilaç sanayisi yöneticileri ve bu alanla ilgilenen herkes.
Katılımcılara program sonrasında ''Katılım Sertifikası'' verilecektir. Programın amacı ve katılımcı sayısı dikkate alınarak Özyeğin Üniversitesi başvuruları kabul etmeme hakkına sahiptir. Programın açılması için asgari 20 başvuru olması gerekmektedir.

Program Tarihi
Program 19 Nisan - 11 Mayıs 2014 tarihleri arasında 4 hafta sonu (Cumartesi ve Pazar) sürecektir.

Son kayıt tarihi 10 Nisan 2014

Sertifika Programı katılım ücreti 800 TL'dir.
Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencilerine ücretsizdir.
Stajyer avukatlar, Öğrenciler, Özyeğin Üniversitesi mensupları ve Fiba Holding mensupları için 400 TL’dir.
Özyeğin Üniversitesi Öğrencileri için 200 TL’dir.

Detaylı Bilgi ve İletişim için
Sevda İşci
Özyeğin Üniversitesi
Hukuk Fakültesi
Fakülte Sekreteri
0216 564-9733
sevda.isci@ozyegin.edu.tr


    Kaynak: Özyeğin Üni. web sitesi
    Uyarı: Güncel bilgileri kaynak web sitesinden kontrol ediniz.

      VI. Enerji Piyasaları ve Hukuku Sertifika Programı

      Sertifika Programı dersleri 30 Mart 2014 tarihli yerel seçimler sebebi ile (bir gün önce) 28 Mart 2014 Cuma günü başlayacaktır. ayrıntılı ders programı yakında yayınlanacaktır.

      Özelleştirilen ve regülasyona tabi tutulan enerji piyasalarının değişen hukuki yapısını bilen ve uygulamada karşılaşılan sorunlara çözüm üretebilen uzman hukukçu ihtiyacı her geçen gün artmaktadır. Enerji piyasasında yer alan şirketlerin çalışanları ve yöneticileri ise piyasanın isleyişi ve tabi olduğu kurallar konusunda bilgi eksikliği yaşayabilmektedirler. Ulusal ve uluslararası alanda talep edilen Enerji Hukuku uzmanı ihtiyacını gidermek ve enerji alanında çalışan şirketleri piyasanın isleyişi hakkında bilgilendirmek amacıyla Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından, EPDK yetkililerinin ve konunun uzmanı hukukçuların ve mühendislerin katılımıyla Enerji Piyasaları ve Hukuku sertifika programı düzenlenmektedir. Programda, enerji piyasalarında yaşanan Ceza Hukuku, İdare Hukuku, Medeni Hukuk ve Ticaret Hukuku'na ilişkin sorunlar Yargıtay ve Danıştay kararları ışığında incelenecektir.


      Konu BaşlıklarıEnerji Piyasalarında Düzenleyici Yapı
      Enerji Piyasalarına İlişkin Genel Kavramlar: Ekonomik Analiz-Liberalleşme-Regülasyon
      Elektrik Piyasası - İşleyişi ve Güncel Sorunlar
      Yenilenebilir Enerji
      Petrol ve LPG Piyasası - İşleyişi ve Güncel Sorunlar
      Doğalgaz Piyasası - İşleyişi ve Güncel Sorunlar
      Enerji Lisanslarının Tabi Olduğu Hukuki Esaslar
      Enerji Projelerinde Ortaklıklar ve Projelerin Finansmanı
      Enerji Piyasaları ve Rekabet Hukuku
      Enerji Sektöründe Projelerin Finansmanı
      Enerji Alanında Özelleştirmeler
      Enerji Hırsızlığı ve TCK
      Enerji Yatırımlarında Uyuşmazlık Çözümü
      Nükleer Enerji
      Enerji Ticareti ve Organize Piyasalar
      Enerji ve Çevre
      EPDK’nın Yaptırım Usulü ve Denetimi

      Programın Hedef Kitlesi
      Enerji Hukuku alanında uzmanlaşmak isteyen avukat, mühendis, stajyer avukat ve hukuk fakültesi örgencileri; enerji piyasasında faaliyet gösteren şirketlerin yöneticileri ve çalışanları ile konuyla ilgilenen tüm meslek grupları.

      Program Tarihi
      Program 23 Mart - 13 Nisan 2014 tarihleri arasında 3 hafta sonu (Cumartesi ve Pazar) sürecektir.
      Kaynak: Özyeğin Üni. web sitesi
      Uyarı: Güncel bilgileri kaynak web sitesinden kontrol ediniz.

      Avukatı dışarı attıran hakime uyarı cezası

      Duruşmalarda ayağa kalkmadığı için hakimlerin polis çağırıp dışarıya çıkarttığı avukat, HSYK’ya başvurdu. HSYK 2. Dairesi, iki hakime “emrindeki personele ve muhattap olduğu kişilere karşı kırıcı davranmak” suçundan uyarı cezası verdi.
      Mahkemelerde sık sık hakimler ile avukatlar arasında tartışma konusu olan avukatların oturarak savunma yapmasıyla ilgili tartışma Bolu ve Antalya’da yaşandı. Bu illerde girdiği iki ayrı duruşmada oturarak savunma yaptığı için hakimlerin, “ayağa kalk da konuş” diye azarlayıp polis çağırdığı avukat Ömer Yasa’nın başvurusu üzerine HSYK 2. Dairesi inceleme yaptı.
      Meslek hayatının 20 yılını hakim olarak geçiren 45 yıllık hukukçu Av.Ömer Yasa’nın başvurusunu haklı bulan HYSK, hakimleri, avukatı ayağa kalkmadığı için polis çağırarak duruşa salonundan attırmaya çalıştığı için hatalı bulundu.
      Hakimlere, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 63. maddesine yani ‘emrindeki personele ve muhattap olduğu kişilere karşı kırıcı davranmak’ suçundan ‘uyarı’ cezası verildi. İlk defa disiplin cezası aldıkları için cezaları aynı kanunun 70. maddesine göre kaldırıldı.
      Böylece HSYK, avukatların oturarak savunma yapabilmesi için içtihat oluşturacak olan bir karara da imza atmış oldu.Yasalara göre; karar okunurken ve yemin edilirken duruşma salonunda bulunanların ayağa kalkması gerekiyor. Ancak savunma yapılırken, ayağa kalkılması ilgili bir zorunluluk yok.
      Hakimlere hatırlatsınlar
      Avukat Ömer Yasa, hakimlik yaptığı dönemde kendisinin de bilmediği için kararı oturarak okuduğunu ancak ayağa kalkan avukatları özellikle oturtarak savunma yaptırdığını da söyledi. İlk defa 2 hakimin, avukatı ayağa kalkmaya zorladığı için ceza altığını hatırlatan Yasa, meslektaşlarına bundan sonra hakimlere HSYK kararını ve haklarında soruşturma açılacağını hatırlatmalarını istedi.
      2010′da Bolu’da ve 2011′de Antalya’da girdiği 2 ayrı davada ayağa kalkmadan hakimlerin sorularına cevap verdiği için polis çağrılarak duruşmadan atılmak istenen Avukat Yasa, içtihat oluşturacak olan bir hukuki mücadele başlattı.
      Avukatların oturarak savunma yapmasının önünde hukuki bir engel olmamasına rağmen hakimlerin ısrarı nedeniyle sıkıntı yaşandığını düşünen Avukat Yasa, her 2 hakim hakkında Adalet Bakanlığı’na başvurdu. Yasa, ‘Suçluysam beni şikayet edin’ diye uyarmasına rağmen kendisini şikayet etmeyen her 2 hakim hakkında da suçu ihbar etmediklerini öne sürdü. Bu süreçte yasa değişti ve dosya HSYK’ya gitti. HSYK, yaklaşık 2 yıldır incelediği dosyada kararını verdi. Hakimler ve Savcılar Kununu’na göre, hakimlere, ‘emrindeki personele ve muhattap olduğu kişilere karşı kırıcı davranmak’ suçundan disiplin cezası verildi. Karar, geçen hafta taraflara tebliğ edildi. İlk defa disiplin cezası aldıkları için cezaları aynı kanunun 70. maddesine göre kaldırıldı.
      Hakim, ‘ayağa kalk’ diye bağırdı
      Av.Ömer Yasa yaşanan süreci Habertürk’e şöyle anlattı: “Bolu Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2010 yılında ipotekle ilgili bir dava açmıştım. Karşı taraf, ipoteği kaldırınca davanın konusu da kalmadı. Zaten reddine karar verilmesi gerekiyordu. Duruşmaya gelen son bir belgeye taraflara soruldu. Oturduğum yerden, ‘diyeceğim yoktur’ dedim. Hakim, ‘Ayağa kalkıp da konuşun’ dedi. Ben de, ‘Ayağa kalkmama gerek yoktur’ dedim. Hakim, ‘Duruşmayı ben yönetiyorum’ diye bağırdı. Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün hangi durumlarda ayağa kalkılması gerektiğiyle ilgili yazısını hakime verdim. ‘Çık dışarı’ dedi. Bu adliyeden hakim emeklisi olmama ve beni tanımasına rağmen polis çağırdı”
      “Suçluysam şikayet edin dedim”
      “Hakime, ‘Cüppeyle beni bu salondan kimse çıkartamaz. Sizi zor durumda bırakmamak için kendim çıkıyorum’ diyerek, salondan çıktım. Cüppemi çıkartıp, salona dinleyici olarak girdim. Ve benim yokluğumda, duruşmaya devam etmemesi gerektiği halde davayı karara bağladı. Karar, müvekkilim lehine sonuçlansa da, hakimin davranışı hukuka aykırıydı. Duruşma sonrası ‘Madem ki beni suçlu gördünüz. Hakkımda suç duyurusunda bulunun. Yoksa ben suç olan bir şeyi bildirmemekten ben sizi şikayet ederim’ dedim. Cevap vermeden gitti”
      “Hakimi ben şikayet ettim”
      “Bu olaydan 1 yıl sonra bu kez Antalya-Manavgat’da İcra Hakimliği’ndeki duruşmada benzer bir durum yaşandı. Bu kez duruşmayı yönetin hakim hanım ayağa kalkmamı istedi. Ona da Bakanlığın yazısını verdim. O hakim de hemen polis çağırdı. Yine cüppemi çıkarıp duruşmadan çıktım. Çıkarken onun da benim hakkımda suç duyurusu yapmasını istedim. O da şikayet etmedi. Bu dava da lehimize sonuçlandı”
      “Ben hakimken avukatları oturtuyordum”
      Adliyelerde sık sık bu gibi durumlar yaşandığını anlatan Av. Ömer Yasa, 2 hakimi de Adalet Bakanlığı’na şikayet ettiğini belirterek, “Hakim karar okunurken de salondaki herkes ayağa kalkmasına rağmen hakim ayağa kalkımıyor. Yeminde ayağa kalkan hakimin, hükmü okurken ayağa kalkmayacağına dair bir hüküm de yok. AB ülkelerinde hakimler, hükümü ayağa kalkarak okuyor” dedi. Hakimlik yaptığı dönemde kendisinin de bilmediği için kararı oturarak okuduğunu ancak ayağa kalkan avukatları özellikle oturtarak savunma yaptırdığını da söyleyen Yasa, ilk defa 2 hakimin avukatı ayağa kalkmaya zorladığı için ceza aldığını hatırlatarak, meslektaşlarına, bundan sonra hakimlere HSYK kararını ve haklarında soruşturma açılacağını hatırlatmalarını istedi.
      Yasalara göre avukatlar, ceza da da hukuk mahkemelerinde de de yanlızca yemin edilirken ve nihai kararın hüküm fıkrası açıklanırken ayağa kalkmak zorundalar.
      Kaynak: Haberturk

      TÜSİAD 7. Genç Hukukçu Ödülü’ne başvuru süreci başladı

      TÜSİAD’ın, kamuoyunda hukuk devleti bilincinin güçlendirilmesine katkı sağlamak ve genç hukukçuları özgün çalışmalar yapmaya teşvik etmek amacıyla, 40 yaşın altındaki hukukçulara vermek üzere düzenlediği“TÜSİAD Genç Hukukçu Ödülü” için başvuru süreci başladı.

      Her yıl farklı bir hukuk temasında gerçekleştirilen ödülün bu yılki teması,“Medeni yargılama hukukunda dürüstlük ilkesi ve doğruyu söyleme yükümlülüğü” olarak belirlendi.

      Ödüle başvuran çalışmaların;

      - Dürüstlük ilkesinin değişik hukuk sistemlerindeki yerini, Kıta Avrupası ve Anglosakson hukukundaki gelişimini ve günümüzde düzenlenme ve uygulanma biçimini,
      - Uyuşmazlık çözümünde olayların dürüstçe ortaya konulmasının, yargının etkinliği ve hızı, hakimin uyuşmazlık çözümündeki rolü ve görevleri, uyuşmazlıklarda uzlaşma sağlanması ve mahkeme dışı uyuşmazlık çözüm yollarının (arabuluculuk vb) gelişmesine etkilerini,
      - Yargılamada hakimin taraflarla ilişkisindeki yetkileri ile taraf olmayanlar ile (tanıklar, üçüncü kişiler, bilirkişiler vb) arasındaki ilişkiyi,
      - Ceza usulündeki susma hakkının hukuk yargılaması ve özellikle tarafın elinde bulunan delili vermemesinin, bildiği bir hususu açıklamamasının medeni yargılama hukuku açısından durumunu tartışması beklenmektedir.




      Başvuru Koşulları

      TÜSİAD Genç Hukukçu Ödülü için başvurular 1 Temmuz 2014 tarihine kadar kabul edilecektir. Ödülü kazanan aday, Eylül 2014’te açıklanacaktır. Ödülü kazanan genç hukukçuya 10.000 TL tutarında para ödülü takdim edilecektir.

      Ödüle başvuran çalışmalarda;
      -mevcut analizlere farklı ve yetkin bir bakış açısıyla yaklaşması,
      -mevcut tartışmalara yeni boyutlar kazandırması veya yeni tartışmalar doğurması,
      -çözüm yolunda önemli hukuki boşlukları doldurması,
      -başka çalışmalara ilham verir olması nitelikleri aranır.
       
      Başvuran adayların;
      -Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması,
      -Lisans veya lisansüstü düzeyde hukuk eğitimi almış veya almakta olması,
      -Başvuruların son teslim tarihinde (1 Temmuz 2014) 40 yaşından gün almamış olması gereklidir.

       Adaylar;
      -detaylı ve fotoğraflı özgeçmişleri,
      -hukuk alanında bugüne değin gerçekleştirdikleri tüm çalışmalarının bir listesi,
      -ödüle başvuru için değerlendirmeye alınacak çalışması (yayınlanmış veya yayınlanmamış bilimsel nitelikte hazırlanmış rapor, kitap, makale, not vb.) ile birlikte şahsen aday olur.

      Başvurunun tamamlanması için, başvuranın bu dokümanları elektronik ortamda veya 6 nüsha halinde çoğaltarak açıklanan son başvuru tarihi mesai bitimine kadar TÜSİAD’a teslimi gereklidir.

      Ödülü kazanan genç hukukçunun çalışmasının, bir kereye mahsus olmak üzere, çoğaltma ve yayma hakları TÜSİAD’a ait olacaktır.

      Ödül Jürisi*:
      Pekin BARAN – Jüri Başkanı (TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkan Yardımcısı)
      Av. Mehmet GÜN (TÜSİAD Yargı Reformu Çalışma Grubu Başkanı)
      Prof. Dr. Hakan PEKCANITEZ (Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi)
      Naci Çetin PELEN (Emekli Hakim)
      Prof. Dr. Kamil YILDIRIM (Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi)

      *Alfabetik sırayla belirtilmiştir.
       
      Kaynak: Tüsiad web sitesi

      Sağlık Hukuku'nda Aydınlatılmış Onam



      İstanbul Barosu Sağlık Hukuku Merkezince düzenlenen ‘Sağlık Hukukunda Aydınlatılmış Onam’ konulu panel 22 Şubat 2014 Cumartesi günü saat 13.00’da Orhan Adli Apaydın Konferans Salonunda yapılacak.

      Açılış konuşmalarından sonra iki oturum halinde gerçekleştirilecek panelin birinci oturumunda, ‘Tıp Etiği Bakışıyla Aydınlatılmış Onam’, ‘Özel Hukuk Açısından Aydınlatılmış Onam’, Ceza Hukukunda Aydınlatılmış Onam’ve ‘Adli Tıp Uygulamalarında Aydınlatılmış Onam’ konuları ele alınacak.

      İkinci oturumda ise ‘Aydınlatılmış Onam Mevzuatı’, ‘Konsultan Hekim ve Aydınlatılmış Onam’, ‘Klinik Araştırmalarda Aydınlatılmış Onam’ ve ‘Yargı Kararlarında Aydınlatılmış Onam’ konuları üzerinde durulacak.

      Hukukçular İçin Mobil Uygulamalar ve Bilgisayar Yazılımları-1

      Son zamanlarda hukuk sektörünün gelişmesiyle yazılım firmaları hukuk bürolarına özel yazılım çözümleri yapmaya başladır. Bu yazılım sistemleri içtihad ve mevzuat programları, dava ve icra programları ve bu ikisini birleştiren programlar şeklinde piyasaya  sunuldu. Şimdi bu programlara bulut teknelojisi eklenerek telefondan ve internetin olduğu her yerden ofis belgelerine ulaşabileceğiniz sistemler geliştirildi. Hukukçuların işini kolaylaştıran bu yazılımları ele alacağımız bir yazı serisinin ilkini okuyorsunuz. Bu ilk yazımızda Android telefonlar ve iphone için geliştirien hukuk mobil uygulamaları tanıtacağız.

      1. Uyap mobil Uygulama: İlk olarak Adalet bakanlığının geliştirdiği uyap uygulamasına değinmek istiyorum. Bu uygulama hem android hem de İOS telefonlarda çalışıyor. Uyap mevzuat programındaki tüm mevzuat ve içtihada ulaşılabiliyor. İndirmek için; Appstore T.C Adalet Bakanlığı - UYAP Mobil Mevzuat - https://itun.es/i66L7sS #iTunes Google Play : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.spexco.flexcoder.adalet.mevzuat.activities
      2. Barolar Birliği Uygulaması :
        Bu uygulama ile;-TBB ile ilgili haberlere ve yayınlanmış duyurulara çok hızlı erişebilir ve görüntüleyebilirsiniz.
        -Baro Levhası seçeneği ile, avukat ve stajyer avukat sorgulamalarını kolaylıkla yapabilirsiniz.
        -Vekalet ücreti, faiz hesaplamaları gibi hesaplama işlemlerini çok hızlı bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz.
        -BaroKart Numaranızı kullanarak, bakiyenizi sorgulayabilir, baro cüzdanınızı seçerek hesap özetinizi görüntüleyebilir, tahsilat yapılacak kredi kartı bilgilerinizi girerek kredi yükleyebilir ve KGS Kayıtlarınızı işlem tarihi ve saati bazında inceleyebilirsiniz. Hem Android hem de İOS da yüklenebiliyor.
      3.  Bunun yanında Muhtelif kanunların uygulamaları var apple store da bunlar genellikle ücretli  Google Play de ise ücretsiz.
      4. Adliye Kılavuzu :  Avukatlar için gerçekten çok faydalı bir uygulama devasa adliye binalarında yolunuzu kaybetmemek için gerekli. Eksi yanları, sadece İOS da çalışması ve sadece İstanbul Adliyesi olması.
      5. Adliye Rehberi: Avukatlar için diğer bir adliye programı da "adliye rehberi". Kartal, İstanbul ve Bakırköy Adliyeleri var. Eksi yanı ise sadece Android telefonlara yüklenebilmesi...
      6. Cam Card Free  : Avukatların mesleki hayatlarında en çok yaptıkları şeylerden biri de kartvizit alışverişidir. Bu kartvizitler birikir ve bir çoğunu lazım olduğunda bulamazsınız. Cam Card uygulaması ile yapmanız gereken tek şey aldığınız kartviziti telefonunuza okutmak, uygulama tüm bilgileri "kişilere" otomatik olarak yüklüyor. Böylece kartvizitleri sanal ortamda depolamış oluorsunuz. Uygulamanın ücretsiz sürümü var android ve ios işletim sistemli telefonlarda çalışıyor.
      Bu konuyla ilgili diğer yazımız için tıklayın..

      Tüm Mahkeme Kararları Halka Açılsın...

      Kanunum yargı kararlarının halka açılmasına yönelik bir imza kampanyası başlattı. Kanunum.com web sitesinde yapılan açıklama şöyle;

      "Kanunum, tüm içtihat ve mevzuat metinlerinin eksiksizce ve güncel biçimde resmi kanallar yoluyla, ücretsiz olarak kamuya açılması için Yargıtay, Danıştay, çeşitli kamu kurumları ve T.C. Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu nezdinde mücadelesini sürdürmektedir. İtirazlarımız sonucu T.C. Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu kesinleşmiş yargı kararlarının ‘Türk milletinin malı olduğu’ gerçeğini teyid etmiştir.
      Mart 2013’te başlattığımız imza kampanyasıyla, özel isimler ve adres bilgileri çıkarılmak kaydı ile mahkemelerin tüm gerekçeli yargı kararlarının yurttaşın erişimine açılması talebimizi yetkililere iletiyoruz:
      Türk hukukunun kaynak metinlerini oluşturan yüksek yargı kararlarının küçük bir bölümü, sıklıkla da kısaltılmış olarak, Adalet Bakanlığı ve yüksek yargı kurumlarının resmi elektronik sitelerinde erişime açık. Birinci derece mahkeme kararlarının ise neredeyse hiçbiri elektronik ortamda erişime açık değil.
      İçerdikleri hakim görüşleri, savcı iddiaları ve avukat dilekçeleriyle hukuk gündeminin merkezinde olan, devlet makamları önünde yurttaşı koruyabilmek için gereksinim duyduğumuz, ortak yarar içeren, tabi olduğumuz kuralların önemli bir bölümünü kapsayan yargı kararlarının tamamı yurttaşın erişimine açık olmalı.
      İptal ve yürütmeyi durdurma kararları bakımından durum daha da acil. Kanun ve KHK dışındaki mevzuatımızın farklı maddelerini veya tamamını, geçici veya kesin olarak, kanuna aykırı olması nedeniyle yürürlükten kaldıran mahkeme kararlarının halka karar günü resmi yayın organları yoluyla duyurulmaması ve dolayısıyla bu kararların bilinmemesi hukuksuzluğa fazlasıyla yakın bir toplumsal yaşam anlamına geliyor.
      Sayıları artan reformlar bağlamında tüm bu kararların—sadece devlet, avukat ve özel yayın kuruluşlarının seçmeyi uygun buldukları değil--hepsinin ve tam metin olarak, Tekirdağ’dan Trabzon’a, Muğla’dan Erzurum’a, Hakkari’den Eskişehir’e tüm bölgelerimizde yaşayan herkesin, hatta adalet sistemimizle ilgili beyanlarımıza muhatap olan uluslararası kamuoyunun, erişimine açılması gerekir. Bir adalet sisteminin gerçek eksiklikleri ancak bu şekilde ortaya çıkabilir ve gerçek reform ancak gerçek bir tanı sonunda gerçekleşebilir.
      Bu inançla, aşağıda başta Meclis Başkanı Sayın Cemil Çiçek, Adalet Bakanı Sayın Sadullah Ergin ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na iletilmek üzere bir metin hazırladık. Bizimle aynı görüşte iseniz lütfen bu metni imzalayınız!
      Kanunum.com’u tercih ettiğiniz için teşekkür eder, iyi araştırmalar dileriz!
      Kanunum.com Ekibi"

      Tıp Hukuku Sertifika Eğitim Programı

      Tıp Hukuku Sertifika Eğitim Programı

      “İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ MENSUPLARINA YÖNELİK”
      Kursun Amacı:
      Sertifika programı ile hekimlere ve diğer sağlık çalışanlarına tıp hukukunun temel kurum ve kavramlarının tanıtılması hedeflenmektedir. Bu çerçevede tıp hukukuna giriş, hekimin cezai sorumluluğu, hekimin hukuki yükümlülükleri, adli tıp ve adli raporlar ile zorunlu sorumluluk sigortasına ilişkin konular ele alınacaktır. Sertifika programı toplam 9 saattir.
      Diğer sağlık çalışanları için zorunlu sorumluluk sigortası ve hekimin hukuki yükümlülüklerine ilişkin konular programa dahil olmayıp toplam 6 saatlik bir program öngörülmüştür.
      Kurs Süresi: Hekimler için 3 gün, diğer sağlık çalışanları için 2 gündür.
      Kurs Ücreti: Öğretim Üyeleri 100 TL,
      Uz. Doktorlar 75 TL,
      Asistan Doktorlar 60 TL,
      Diğer Sağlık Çalışanları 40 TL dir.
      Kurs Yeri: Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi
      Kayıt Tarihi: 27 Ocak 2014 – 17 Şubat 2014 (Öğretim Üyeleri)
      27 Ocak 2014 - 03 Mart 2014 (Uzman Doktorlar )
      27 Ocak 2014 – 10 Mart 2014 ( Asistan Doktorlar )
      27 Ocak 2014 – 17 Mart 2014 (Diğer Sağlık Çalışanları)
      Kurs Başlama Tarihi: 18-20 Şubat 2014 (Öğretim Üyesi)
      04-06 Mart 2014  (Uzman Doktorlar)
      11-13 Mart 2014  (Asistan Doktorlar)
      18-19 Mart 2014 (Diğer Sağlık Çalışanları)
      Kurslar 16.00-19.00 saatleri arasında yapılacaktır
      Asgari ve Azami Katılımcı Sayısı: 10-100 kişi
      Kayıt İçin Gerekli Belgeler: -başvuru formu ve ödemenin yapıldığına dair dekont
      Yönetici: -Prof. Dr. Seyfettin Erdoğan
      Koordinatör: Yard. Doç. Dr. M. Barış Günay
      Toplam Ders Saati: Hekimler için 9 Saat, Diğer sağlık çalışanları için 6 saat.
      Eğitici(ler): Prof. Dr. Hakan Hakeri, Doç. Dr. Ümit Gezder Doç. Dr. Fatih YAĞMUR Yard. Doç. Dr. M. Barış Günay, Yard. Doç. Dr. Mehmet Maden,
      Denetici: -
      Devam Durumu: Devamsızlık hakkı yoktur.
      Sınav: Program sonunda sınav yapılacaktır. 
      Sertifika: Sınavdan başarılı olanlara sertifika verilecektir.
      Hesap Adı:  İstanbul Medeniyet Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi
      Banka Adı: T.C. Ziraat Bankası A.Ş.
      Şube Adı: Çemenzar Şubesi  Şube Kodu: 900
      Uluslar arası Banka Hesap Numarası: TR21 0001 0009 0063 6306 7950 01
      Tıp hukuku Sertifika programı bedeli olduğu belirtilmelidir.
      *Kaydınızın geçerli olması için lütfen banka dekontunu başvuru formuyla birlikte imusem@medeniyet.edu.tr e-posta adreslerine gönderiniz.
       Başvuru Formu için tıklayınız. 

      Tüketici Hakem Heyetleri Vekalet Ücreti


      Türkiye Barolar Birliği, hakem heyetlerine gelen şikayet sayısının artması üzerine yeni bir karar aldı. Hakem heyetlerinde verilecek avukatlık hizmetinden 250 lira alınacak. Bu kararın tüketiciyi hakkını aramaktan caydıracağını belirten Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar, iptal için Danıştay’da dava açacaklarını ifade etti.

      Türkiye’de tüketicinin bilinçlenmesine bağlı olarak hakem heyetlerine yapılan şikâyetlerin sayısı da hızla artıyor. Türkiye Barolar Birliği, hakem heyetlerine başvuru sayısını önemli ölçüde düşürebilecek bir karar aldı. Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre artık hakem heyetlerinde verilecek avukatlık hizmetlerinde 250 lira ücret alınacak. Eğer başvuru yapan tüketici, hakem heyetince haksız bulunursa şikâyetçi olduğu kişi ya da kurumun avukatının vekâlet ücretini cebinden ödemek zorunda kalacak. Birlik,


      Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması Genel Müdürlüğü’yle temasa geçip Türkiye genelindeki 963 hakem heyetine tebliğin iletilmesini istedi. Söz konusu kararın tüketicileri mağdur edeceğini düşünen Genel Müdürlük, geri adım atılması için Birlik yetkilileriyle görüşmelerini sürdürüyor. Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar, ilk defa alınan bu kararın büyük bir kaosa yol açacağını, tüketicileri hakem heyetinde hakkını aramaktan ciddi anlamda caydıracağını söyledi. Birçok tüketicinin ‘Başvuruda haksız bulunursam cebimden ekstra para çıkacak.’ diyerek hakkını arayamayacağına dikkat çeken Çakar, Barolar Birliği kararının iptali için Danıştay’da dava açacaklarını vurguladı.


      Tüketicilerin satın aldığı ve değeri bin 272 liranın altında olan mal ve hizmetlerle ilgili uyuşmazlıklar, kaymakamlıklar bünyesindeki tüketici hakem heyetlerinde görülüyor. Türkiye genelinde 976 hakem heyeti faaliyet gösteriyor. Son yıllarda tüketici hakem heyetlerine yapılan başvurular önemli ölçüde arttı. 2007 yılında toplamda 83 bin olan şikâyet sayısı 2012 yılında 5 kat artarak 446 bine ulaştı. 2013’ün ilk 8 ayında ise 363 bin başvuru gerçekleşti. Başvuruların önemli bir kısmı tüketicilerin lehine sonuçlanıyor. Geçtiğimiz aylarda Meclis’te kabul edilen ve mayıs ayında yürürlüğe girecek olan yeni tüketici kanununda hakem heyetlerinin yapısının güçlendirilmesi, tüketici başvurularının daha kolaylaştırılması hedefleniyor. Ancak geçtiğimiz aralık Türkiye Barolar Birliği tüketici şikâyetlerini önemli ölçüde etkileyecek bir karar aldı. Avukatlık ücret tarifesini düzenleyen ve 28 Aralık’ta Resmi Gazete’de de yayımlanan tebliğde ilk defa tüketici hakem heyetlerinde sunulacak hizmetlerden de ücret alınacağına dair madde de yer aldı. O maddenin tam açılımı şöyle: “İl ve ilçe tüketici hakem heyetleri nezdinde sunulacak hizmetlerde, hizmete konu işin değerinin yüzde 12’sinden aşağı olmamak üzere. Ancak hizmete konu işin değeri maktu ücretin altında ise hizmete konu işin değeri kadar avukatlık ücreti hükmedilir.” Buna göre değeri 250 lira ve üzerindeki mal ve hizmetlerde ilgili tüketici hakem heyetlerine başvuru yapan tüketici eğer haksız bulunursa şikâyetçi olduğu kurumun 250 lira avukatlık ücretini cebinden ödeyecek. 250 liranın altındaki başvurularda ise örneğin mal ve hizmetin değeri 150 lira ise eğer tüketici haksız bulunursa 150 lira avukatlık ücreti ödeyecek. Barolar Birliği, söz konusu tebliğin uygulanması için Tüketicinin Korunması Genel Müdürlüğü’ne yazı göndererek tüketici hakem heyetlerinin bilgilendirilmesini istedi. Tebliğin uygulanması halinde tüketicilerin hakem heyetlerine başvurmaktan çekineceğini dikkate alan Genel Müdürlük yetkilileri Barolar Birliği’yle temasa geçti. Birliğin tüketicileri mağdur edecek kararını gözden geçirmesi isteniyor.


      Avukatlık ücret tarifesi uygulanmaya başlarsa tüketicilerin hakem heyetlerine başvuru yapamayacağını söyleyen Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar, Türkiye’de tüketici şikayetlerinin her geçen gün arttığını, hatta hakem heyetlerinin başvuruları değerlendirmekte yetersiz kaldığını belirtti.
      Kaynak:Zaman