Avukatlık Kanunu Değişiyor...

Adalet Bakanı Ergin 'Avukatlık yasasına eleştirilerle' ilgili "Türkiye Barolar Birliği başımızın tacı ve önerilerini getirirlerse değerlendireceğiz. Ancak biz doğrudan Anadolu barolarımıza ulaştırın diyoruz" dedi. AA
TRABZON
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Trabzon Novotel'de düzenlenen "Avukatlar İçin Yargı ve Temel Haklar Projesi"nin kapanış töreninde yaptığı konuşmada, tek partili dönemden sonra Türk siyasi tarihine bakıldığında, siyaset tarihinden ziyade müdahaleler, darbeler arası bir siyasetten söz etmenin mümkün olduğunu belirterek, "Her 8-10 yılda bir muhtıra ve darbelerle askıya alınan bir siyasi tarihimiz var. Bu tarihler bizlere yansımış olan tarihlerdir. Bu tarihler arasında gündeme gelmeyen, müdahale girişimleri de yok değil. Özellikle 1960 ve 1970'li yıllar arasında" ifadelerini kullandı.
AK Parti'nin 2002 yılında iktidara geldikten sonra bu müdahale anlayışının muhatabı olmaktan maalesef kurtulamadığını ifade eden Ergin, şöyle konuştu:
"2004-2005 yıllarında yapılmaya çalışılan organizasyonları bugün çok daha net görmemiz mümkün. Siyasi tarihimizin dönüm noktası 28 Nisan günüdür. İlk defa Türkiye'de siyasetçiye hiza, istikamet ve muhtıra vermeye kalkan bir anlayışa 'dur bakalım' denilmiştir. İlk defa milletin hukukunu yere düşürmeden, milletin hukukuna sahip çıkan bir anlayış, tarihi değiştiren bir adım atılmıştır. Darbe ve muhtıra girişimleri sadece askeri bürokrasinin üstüne yıkılacak bir girişim değildir. Kolektif bir yapı olarak ortaya çıkan bu gelenekle artık Türkiye'nin 21. yüzyılda yoluna devam etme şansı yoktu. Türkiye geçmişiyle bir şekilde yüzleşmek zorundaydı. Bu alışkanlıkların bir şekilde Türkiye'de ortadan kalkması gerekiyordu. Bunun için bu adımlar atıldı."
"Hukuk fakültelerinin vrdiği hukuk eğitimi masaya yatırmış bulunmaktayız"
Bakan Ergin, bu anlamda Türkiye'deki hukuk fakültelerinin verdiği hukuk eğitimini şu anda masaya yatırdıklarını belirterek, şunları söyledi:
"Şu anda anda hukuk fakültelerindeki eğitimden başlayarak eğitim sonrasında hakim, savcı, avukat adaylarımızın mesleğe geçiş aşamalarını yeniden masaya yatıran ve üniversiteyi bitirdikten bir sene sonra cübbeyi giyerek iki sene sonra yine cübbeyi giyerek hakim, avukat olunmasının gelişmiş hiçbir demokraside olmadığını da hep beraber görüyoruz. Bunu masaya yatıran bir çalışma grubumuz var. Şu anda burada sizlerin de arzu ettiğiniz, hakkıyla eğitimini tamamlayanların avukat, hakim ve savcı olması, her birimiz ve toplumumuz açısından son derece önemli bir konu olduğunu ifade etmek istiyorum. Bu manada bu çalışma grubumuzun ortaya koyacağı neticeleri kamuoyu ile paylaşacağız. İnşallah kısa süre içerisinde eğitimden kürsüye çıkıncaya kadarki aşamayı Türkiye'nin taşıyabileceği, olması gereken duruma getirmemiz lazım." 
Standartları toptan yükseltmeleri gerektiğini ifade eden Ergin, şunları kaydetti:
"Öncelikle doğrudan avukat, savcı, hakim olunmasını doğru bulmadığımızı ifade etmek istiyorum. Öncelikle adli hizmet uzmanı türü bir görevde bir süre çalışmalı ve o çalışmadan sonra mesleki birikimler ölçülerek avukat ya da savcı adayı olarak ilgili birikimlerin katılımıyla bir seçimle mesleğe başlanılmalı. Buralarda yeterli başarıyı gösteremeyen hukuk fakültesi mezunlarımız yazı işleri, icra ve denetimli serbestlik şube müdürlükleri gibi birimlerde görevlendirilebilirler. Topyekün kaliteyi yükseltecek ve adliye çalışanlarının önemli kısmının hukuk fakültesi mezunu olduğu bir yapı. ulaşmak istediğimiz nokta. Önemli olan avukat ya da savcı adaylarının tespitine ilişkin mekanizmanın daha sağlıklı hale getirilmesi. İnşallah bu konuda ortaya çıkan ürünleri sizlerle paylaşarak bir neticeye varmaya çalışacağız."
"Avukatlık yasasına yönetmiş olduğunuz eleştirilerde son derece haklısınız" diyen Ergin, sözlerine şöyle devam etti:
"Benim bakanlıkta beşinci yılım. Bu süre içerisinde defalarca Türkiye Barolar Birliğimizce birçok projede mesafe sarf ettik. Kendi öz eleştirimizi yapmakla beraber bir eleştirim de benim olacak. Üyesi ve mensubu olduğumuz birliğimizin, avukatların temel ihtiyaçlarını karşılayacak modern bir avukatlık yasasında bugüne kadarki tutuk tavrından dolayı rahatsızlığımı ifade ediyorum.
Ergin, şunları kaydetti:
"Biz şunu defalarca ifade ettik. 'Biz birlik olan Türkiye Barolar Birliği'nin iradesini almaksızın birliğe rağmen bir avukatlık yasası yapmak istemiyoruz' dedik. Ne olur bize çalışmalarınızı olgunlaştırın, getirin, biz de bu yasanın hayata geçmesi için elimizden geleni yapalım. Sağolsunlar hiç 'yok' demediler ve her defasında 'yapıyoruz, ediyoruz, barolarımızla temas halindeyiz, size getireceğiz' dediler ama benim görevde olduğum beşinci sene ve bir türlü gelmedi. Benden önceki dönemde ben grup başkanvekiliyken de bu talepleri iletmiştik ancak hep aynı mazeretler geldi. En son hakkını inkar etmeyelim, sayın başkanvekilimiz yeni başkanımızla geldiler. 10 maddelik bir mini değişiklik teklifi getirdiler. Ben de 'bu kadar yıl bekledikten sonra 8-10 maddelik bir yasa değişikliği ile koca bir camianın beklentileri karşılanamaz, keşke bütün olarak bir avukatlık yasası yapabilseydik' dedim. Biz birliğin bu yönde bir talebi gelmeden, bir adım atmak istememiştik. Artık şu zaruret hasıl oldu. Birlik yine başımızın tacı ve önerilerini getirirlerse değerlendireceğiz ancak biz doğrudan Anadolu 'barolarımıza önerilerinizi ulaştırın' diyoruz. Yeni avukatlık yasası için yapılmış birçok çalışma var. Bunları masanın üzerine koyduk ve bir çalışma başlattık. Barolar birliğinden de oraya bir temsilci istiyoruz. Kısa süre içerisinde yapılmış çalışmaları damıtarak sizlerin beklentilerini karşılayacak bir avukatlık yasasını parlamentoya göndermek bizim de boynumuzun borcu olsun."

Avukatlık Sınavı Tartışması


‘Avukatlık için sınav şartı’ tartışması
Türkiye’de avukat olmak isteyenlere sınav şartı geliyor. Türkiye Barolar Birliği’nin bu yönde hazırladığı yönetmelik hukukçuları böldü. Bazı hukukçular, sınav için yönetmelik değişikliğinin yetersiz olduğunu söylerken, bazıları da girişime destek verdi...
Tür­ki­ye Ba­ro­lar Bir­li­ği (TBB) avu­kat­lık mes­le­ği­ne ka­bu­lün sı­nav­la ol­ma­sı­nı dü­zen­le­ye­cek ye­ni bir yö­net­me­lik de­ği­şik­li­ği ça­lış­ma­sı baş­lat­tı. Ya­pı­la­cak dü­zen­le­mey­le ay­rı­ca avu­kat­lar her yıl bel­li bir sü­re zo­run­lu mes­lek içi eği­ti­me ta­bi tu­tu­la­cak.

TBB Ge­nel Sek­re­te­ri Avu­kat Gü­neş Gür­se­ler, Ba­ro Yö­ne­tim Ku­ru­lu ola­rak avu­kat­lık için sı­nav ge­ti­ril­me­si üze­rin­de uzun sü­re­dir ça­lış­tık­la­rı­nı be­lirt­ti. Tek­li­fi ba­ro­la­ra gön­de­rip gö­rüş­le­ri alı­na­ca­ğı­nı ifa­de eden Gür­se­ler, “On­lar­dan ge­le­cek gö­rüş­le­re is­ti­na­den ge­rek­li rö­tuş­lar ya­pı­la­cak. Ka­sım so­nun­da ya­pı­la­cak TBB Ola­ğa­nüs­tü Ge­nel Ku­ru­l’­da yö­net­me­lik de­ği­şik­li­ği­ni gün­de­me ala­ca­ğız. Eğer Ge­nel Ku­ru­l’­dan ge­çer­se yö­net­me­lik de­ği­şik­li­ği tek­li­fi­ni Ada­let Ba­kan­lı­ğı­’na gön­de­re­ce­ği­z” de­di.

ÖSYM YA­PA­CAK

Gür­se­ler, sı­na­vın ÖSYM ta­ra­fın­dan mer­ke­zi sis­tem­le ya­pı­la­ca­ğı­nı ak­tar­dı. “Sı­nav­la bir­lik­te Tür­ki­ye­’de mes­lek içi eği­ti­mi de zo­run­lu ha­le ge­ti­re­ce­ğiz. Böy­le­ce avu­kat­lık ya­pan­lar sü­rek­li eği­tim al­mak zo­run­da ka­la­cak. Re­fe­ran­sı­mız Ser­best Mu­ha­se­be­ci Ma­li Mü­şa­vir­ler için de ya­pı­lan sı­nav ola­ca­k” di­yen Gür­sel­ler, “Fa­kül­te­yi bi­ti­rip bir yıl­lık de­ne­tim­siz staj­dan son­ra di­rekt avu­kat ya­pan tek ül­ke­yi­z” di­ye ko­nuş­tu. Hu­kuk­çu­lar, TBB’­nin bu gi­ri­şi­mi şöy­le de­ğer­len­dir­di:

Hu­kuk­çu­lar Bir­li­ği Vak­fı Baş­ka­nı Si­nan Kı­lıç­ka­ya: İyi bir staj eği­ti­min­den son­ra cid­di bir sı­nav ya­pıl­ma­lı. An­cak sı­na­vın açık uç­lu ol­ma­sı ve TBB’­nin ini­si­ya­ti­fi­ne bı­ra­kıl­ma­sı­na kar­şı­yım. Çün­kü ta­raf­sız­lı­ğı­nı ta­ma­men kay­bet­ti. Sı­nav ola­cak­sa ob­jek­tif ve cid­di bir ku­rum ta­ra­fın­dan ya­pıl­ma­lı. Her önü­ne ge­len avu­kat ol­ma­ma­lı. Hu­kuk fa­kül­te­si­ni bi­tir­di­ği hal­de bu sı­nav­da ba­şa­rı­sız olan ki­şi avu­kat­lık için ye­ter­siz­dir.

Hu­ku­kun Üs­tün­lü­ğü Plat­for­mu İc­ra Ku­ru­lu Baş­ka­nı Ca­hit Öz­kan: Tür­ki­ye­’de avu­kat ih­ti­ya­cı kad­ro me­se­le­si ol­mak­tan çık­tı. Çün­kü alı­nan avu­kat­lar ih­ti­ya­cın çok üze­rin­de ol­du­ğu için bu­gün sı­nır­la­mak ve bir kad­ro me­se­le­si ha­li­ne ge­tir­mek doğ­ru de­ğil. TBB’­nin bu ko­nu­da­ki yak­la­şı­mı da­ha çok şu man­tı­ğa da­ya­nı­yor: Tür­ki­ye­’de ba­ro­la­rın yö­ne­ti­mi ken­di dü­şün­ce­le­ri­ne sa­hip avu­kat­lar­dan olu­şu­yor. Bu avu­kat­lar mev­cut ço­ğul­cu ya­pı­yı yı­ka­rak ken­di­le­ri­nin oluş­tu­ra­ca­ğı da­ha ço­ğul­cu bir ya­pı­ya ka­vuş­ma­sı en­di­şe­siy­le sı­nav ge­ti­ri­li­yor. Sı­na­v doğ­ru değil.

Ulus­la­ra­ra­sı Hu­kuk­çu­lar Bir­li­ği Ge­nel Sek­re­te­ri Ne­ca­ti Cey­lan: Sı­nav ge­tir­mek sa­de­ce yö­net­me­lik de­ği­şik­li­ğiy­le ola­cak bir şey de­ğil. Sı­nav için ye­ni bir ya­sa­nın çı­ka­rıl­ma­sı la­zım. Çün­kü mev­cut Avu­kat­lık Ka­nu­nu­’n­da sı­nav bu­lun­mu­yor. Öte yan­dan TBB ge­nel­de mes­le­ki so­run­lar­dan zi­ya­de ide­olo­jik ve po­li­tik gö­rüş­le­ri doğ­rul­tu­sun­da ha­re­ket edi­yor. So­nuç ola­rak TBB’­nin öne­ri­si­ne sı­cak bak­mı­yo­ruz.

Kon­ya Ba­ro Baş­ka­nı Fev­zi Ka­ya­can: Ha­kim ve sav­cı­lık sı­nav­la alı­nı­yor­sa avu­kat­lar da sı­nav­la alın­sın. İn­san­lar da­va aça­cak­la­rın­da ilk mü­ra­ca­at et­tik­le­ri ki­şi­ler avu­kat­lar. Do­la­yı­sıy­la on­la­rın da en az ha­kim ve sav­cı­la­r ka­dar do­na­nım­lı ol­ma­sı la­zım. Sı­na­vı, ka­mu­sal hiz­met olan avu­kat­lık mes­le­ği­nin va­tan­daş­la­ra et­ki­li ka­li­te­li hu­kuk hiz­me­ti ver­me­si açı­sın­dan is­ti­yo­ruz. Hat­ta Kon­ya Ba­ro­su ola­rak ‘Bu sı­nav yet­me­z’ di­yo­ruz. Ay­nı za­man­da yıl içe­ri­sin­de tüm avu­kat­la­ra be­lir­li bir eği­tim al­ma mec­bu­ri­ye­ti de ge­ti­ril­me­li.

NESRULLAH SONAY - BUGÜN GAZETESİ

Hukukçular İçin İşletme


Hızla değişen yasal düzenlemeler ve iş ortamları, Hukuk Fakültesi öğrencileri ve mezunlarının bu ortamlara uyum sağlaması ve kariyerleri boyunca kullanabilecekleri pratik becerileri kazanmalaihtiyacını ortaya çıkarmaktadır. Bu konuda yapılan yaygın çağrılara cevap olarak, Bilgi Eğitim, Üniversitemizin İktisadi ve İdari Birimler Fakültesi ve Hukuk Fakültesi işbirliğinde üst düzey bir müfredat geliştirerek, bu eğitim programını sunmaktadır.
9 haftalık ve 75 saat süreli bu program, kariyer yolları ne olursa olsun, katılımcılarına bir dizi gerekli olan işletme, liderlik, ve stratejik karar verme becerilerinin yanı sıra mali ve muhasebe okuryazarlık eğitimi vermektedir. Program, özellikle üst düzey Hukuk öğrencileri ve mezunları için bir kilit taşı eğitimi şeklinde tasarlanmıştır.
HUKUKÇULAR İÇİN İŞLETME Sertifika programı, pratik eğitimin yanısıra,  katılımcılarına kapsamlı ve disiplinler arası eşsiz bir eğitim sunmaktadır.
Programda yer alan Yönetim ve Liderlik Becerileri, katılımcıların uygulama becerilerini çoğaltmayı hedeflemekte; günümüz iş dünyasında hukukçuların ve tabiiki diğer meslek gruplarının perspektifini genişleterek, liderlerinin oluşmasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
Eğitim dört modül olarak tasarlanmıştır: Stratejik Karar Verme, Liderlik ve Rekabet Avantajı; Yönetim  ve Organizasyon Tasarımı; Güçlü Kişisel Marka Oluşumu ve Finans-Muhasabe ve yasal boyutları.
Süre: 26 Ekim – 28 Aralık 2013
Cumartesi Günleri 10:00 – 14:30
Çarşamba Günleri 18:30 – 21:30
Ücret: 2950 TL (KDV Dahil)
Bilgi mensuplarına % 20 İndirim uygulanmaktadır.
İletişim: bilgi-egitim@bilgi.edu.tr
0212 311 7216

KAMU HUKUKU, ÖZEL HUKUK VE SAĞLIK HUKUKU YÜKSEK LİSANS PROGRAMI



 


İstanbul Medipol Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünce gerçekleştirilecek kamu hukuku, özel hukuk ve sağlık hukuku (tezli-tezsiz) yüksek lisans programında İstanbul Barosu Üyelerine %50 indirim uygulanacak.

Üniversitenin Haliç yerleşkesinde (Unkapanı) hafta içi akşam saatlerinde ve cumartesi günleri uygulanacak program için kayıtlar 25 Eylül 2013 günü mesai bitiminde sona erecek.

Başvuru ve kabul koşullarına ilişkin ayrıntılı bilgi Üniversitenin internet sitesinde yer alıyor.

Sahte Avukat ceza aldı


İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/383 esas sayılı dosyasıyla görülen davada sanık Z.Y’nin  avukat olmadığı halde avukatlık hak ve yetkilerini kullanmak, nitelikli dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik suçu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verildi. İstanbul Barosu Başknlığı’nın katılan sıfatıyla yer aldığı dava Avukat Hakları Merkezi tarafından takip edilmiş olup 10.09.2013 tarihli duruşmada Mahkeme kararını açıklamıştır. Sanık Z.Y, İstanbul Barosu üyesi avukatlardan Av.Z.Y. ile olan ad-soyad benzerliğinden faydalanarak kendisini avukat olarak tanıtmış ve avukat hak ve yetkilerini kullanmak suretiyle 3. Kişilerin mağduriyetine neden olmuştur. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada Sanık Z.Y. hakkında özetle;
- Davada taraf olan 9 mağdur müştekiyi karşı nitelikli dolandırıcılık suçu işlediği sabit görülerek TCK 158/1-d maddesi gereğince her eyleminden ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis ve 100 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına,
-Davada taraf olan bir mağdur müştekiye karşı nitelikli dolandırıcılık suçu teşebbüs aşamasında kaldığından 1 yıl 6 ay hapis ve 90 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına,
-Resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle TCK 204/1 maddesi gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
-1136 sayılı Avukatlık kanunun 63/3 maddesi gereğince avukat olmadığı halde avukatlık yetkilerini kullandığı anlaşıldığından 1 yıl 8 ay hapis ve 10 gün karşılığı 200 TL. adli para cezası ile cezalandırılmasına
Karar verilmiştir.
Kaynak:İstanbul barosu web sitesi

İdari Yargı hakimliği sınav başvuruları !

2013 Adalet Bakanlığı İdari Yargı Hâkim Adaylığı Yazılı Yarışma Sınavı (2013-İdari Yargı), 2 Kasım 2013 tarihinde Ankara’da uygulanacaktır.
Sınava başvurular 16-24 Eylül 2013 tarihleri arasında yapılacaktır.
 “SINAVA İLİŞKİN GENEL BİLGİLER TEMEL İLKE VE KURALLAR” bilgi metni, başvuru tarihinde ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr İnternet adresinden yayımlanacaktır. Sınava başvuru yapacak adayların bu bilgileri dikkatle incelemeleri gerekmektedir.
Adayların, sınava başvuru yapmadan önce Adalet Bakanlığı tarafından duyurulan başvuru koşullarını dikkatlice incelemeleri, tüm başvuru koşullarını taşıdıkları takdirde sınav ücretini yatırarak sınava başvuru yapmaları yararlarına olacaktır. Bu konuda Adalet Bakanlığı’ndan ayrıntılı bilgi alınmalıdır.
Adaylara ve kamuoyuna duyurulur.

Bu Haber Hukukçuları Pek Şaşırtmayacak...

Mahkeme ölüyü dinlemek istedi

İstanbul Ataşehir'de bir evde kaçak elektrik kullanıldığı ihbarı üzerine söz konusu eve giden polis, kaçak elektrik kullanıldığını tespit ederek tutanak tuttu. Sabah'tan Gülcan Demirci'nin haberine göre; evinelektrik sayacı Hüseyin Şenleten adına kayıtlıydı. Savcılık, Şenletenhakkında "Karşılıksız yararlanma" suçlamasıyla iddianame hazırladı.İddianamede, "Tutanak tutulduğunda elektrik sayacı şüpheli üzerine kayıtlıdır. Şüpheli suç tutanağı tutulan yerde kiracı olarak bir dönem oturduğunu kabul etmiştir" denildi. İddianameyi değerlendiren Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesi "Yeterli şüphe oluşmamıştır. Taşınmaz sahibi de dinlensin" diyerek iddianameyi iade etti. Ancak savcılık, itiraz ederek konuyu bir üst mahkeme olan Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ne taşıdı.

'MEZARDAN MI ÇAĞIRACAĞIZ?'

Savcılık itirazında, "Şüpheli isterse yalan söyleme hakkına sahiptir ve bu suç değildir. Hakkında açılmış dava haklıdır. Çünkü sayaç şüpheli üzerinedir. Ve şüpheli de bu evde oturduğunu ve kiracı olduğunu kabul etmiştir. Polisin, çevrede yaptığı araştırmada suç tutanağının tutulduğu evin uzun süredir boş oluğunu ve suç tutanağının tutulduğu tarihte evde kimin oturduğunu hiç kimsenin bilmediği belirtilmiştir. Mahkeme 'Ev sahibi dinlensin' diyor. Eğer dosyayı davanın açıldığı mahkemenin hakimi veya itirazı inceleyen heyet yeterince okumuş olsaydı, tanık olarak dinlenilmesi istenen kişinin 3 sene önce öldüğüne dair belgenin dosyada olduğunu göreceklerdi. Ölen kişi nasıl ve ne şekilde mezarından çağırılıp dinlenecektir?" dedi.

'İDDİANAMENİN İADESİ YASAYA AYKIRI'

Ancak savcının üst mahkemeye yaptığı itiraz da aynı gerekçelerle kabul edilmedi. Bunun üzerine savcılık Adalet Bakanlığı'na başvurarak 'Kanun Yararına Bozma' talep etti. Cumhuriyet Savcısı tarafından kaleme alınan bozma talebinde, "İade sebeplerine bakıldığında mahkemenin delil değerlendirerek ve kendine göre çıkarımlar yaparak sonuçlara vardığı ve bu sonuçlara göre de yasaya aykırı olarak iddianameyi iade ettiği açık seçik ortadadır. Kanunun açık hükmü olan şartları taşımamasına rağmen iddianamenin iadesi yasaya aykırıdır" denildi. Ölen ev sahibinin dinlenilmesine ilişkin kararı "Dinlensin denilen ev sahibi 3 sene önceöldü. Tahtı evvelden çağırıp da mı dinleyeceğiz" diyerek eleştiren savcı, 'Kanun Yararına Bozma' talep etti. Şimdi dosya Adalet Bakanlığı'nda. Bakanlığın ne karar vereceği ise Anadolu Adliyesi'nde merakla bekleniyor.
haber7

Sözleşmeler Hukuku Seminer Programı

Eğitim Tarihi:28 Eylül 2013Eğitim Yeri:Beşiktaş / İstanbul
Kontenjan:30 kişi ile sınırlıdır.Süre:6 Saat (1 Gün) Cumartesi 09:30 − 16:30
Amaç
Kişisel veya mesleki hayatımızda avukat, şirket sahibi ya da yöneticisi olarak protokol, akit, mukavele, kontrat, anlaşma, sözleşme gibi başlıklara sahip metinlerle sık sık karşılaşır,  bunları hazırlar, inceler, kabul eder veya imzalarız.
Bu eğitimde sözleşme hazırlarken veya önümüze gelmiş bir sözleşmeyi incelerken dikkat edilmesi gereken hususlar anlatılmaktadır. Kuruluşların faaliyetlerini hukuken sağlıklı ve riskleri en aza indirerek gerçekleştirmesine katkıda bulunmak amacıyla hazırladığımız Sözleşmeler Hukuku Eğitimi, özellikle şirketlerde imza yetkisine sahip her kademedeki yöneticinin ve şirket hukuk danışmanlarının alması gerekli bir eğitimdir.
Bu eğitim sözleşmeyle ilgili şirket çalışanları açısından temel hukuki bir eğitim olmakla birlikte şirketlere hukuk danışmanlığı veren avukatlar için de hukuk bilgilerinin tekrarı niteliğindedir.
Sözleşmeler Hukuku Eğitimi’mizde; sözleşmelerde yer alan ve genelde ticari faaliyetlerin uygulanması esnasında ortaya çıkan diğer bir anlatımla teorik hukuk bilgisi ile ilgili olmayan hususlarda bilgi ve deneyimlerin paylaşılması, avukatlar açısından eğitimimizin en önemli yanını oluşturmaktadır.
Eğitimimiz, salt teorik bilginin yanında ağırlıklı olarak sözleşme hazırlanırken veya incelenirken, dikkat edilmesi gereken hususlar ve muhtemel uyuşmazlık konularının tespiti, daha sonra da sözleşmeden kaynaklanan sorunların çözümüne yönelik somut çözüm önerileri, bilgi ve deneyimlerimizin paylaşılmasını içermektedir.
Katılım Şartları
  1. Avukatlar,
  2. Sözleşme hazırlayanlar, inceleyenler, imzalayanlar,
  3. Her kademeden yöneticiler,
  4. Mesleki kariyer planlayanlar.
Sertifika Hakkında
Programın tamamına katılım sağlayanlara Istanbul Institute tarafından hazırlanan katılım belgesi verilecektir.
Eğitim İçeriği
  1. SÖZLEŞMEYE İLİŞKİN TEMEL HUKUKİ KAVRAMLAR
    1. 1982 Anayasası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6102 Türk Ticaret Kanunu, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda ve diğer ilgili mevzuatta yer alan Sözleşmeye Dair Hükümler
    2. Sözleşme kavramının temeli ve doğrudan bağlı olduğu Borçlar Hukukunun konusu, önemi tanımı ve kaynakları
    3. Borcun konusu, borcun doğumu, borcun kaynakları
    4. Sözleşme kavramı
    5. Sözleşmeler hukukuna egemen olan ilkeler
    6. Önsözleşme
    7. Sözleşmenin kuruluşu
    8. Sözleşmelerde şekil
    9. Sözleşmede taraf borçlarının incelenmesi
    10. Sözleşme çeşitleri (Türk Borçlar Kanunu’nda geçen bazı sözleşme tipleri; Satım, Kira, Finansal Kiralama, Eser, Vekalet ve Bayilik Sözleşmeleri gibi)
    11. Sözleşmede itiraz ve defiler
    12. Sözleşmelerin hukuki sonuçları
    13. Sözleşme özgürlüğü ve sınırları
    14. Sözleşmelerin hükümsüzlüğü
    15. Sözleşmelerde emprevizyon
    16. Sözleşmede temsil
    17. Elektronik ortamda yapılan sözleşmeler
    18. Sözleşmelerin yokluğu ve geçersizliği
    19. Sözleşmenin ifa edilmemesinin sonuçları
    20. Sözleşmede cezai şart
    21. İfa ve ibra konuları ile sözleşmenin sona ermesi
    22. Sözleşmenin devri ve sözleşmeye katılma halleri
    23. Sözleşme kaynaklı ihtilafların çözüm yolları ve yargılama aşaması.
  2. SÖZLEŞME YÖNETİMİ
    1. Bir sözleşme taslağı nasıl hazırlanır?
    2. Sözleşme görüşmeleri nasıl planlanır?
    3. Sözleşme görüşmelerinde stres yönetimi
    4. Taraflar açısından sözleşmenin kırmızı çizgilerinin belirlenmesi
    5. Sözleşme ana başlıklarının ve hukuki olmazsa olmazların belirlenmesi
    6. Sözleşme içeriğini oluşturacak tarafların sözleşme metni hazırlanırken yapması gerekenler, aynı tarafta olanların takım çalışması
    7. Sözleşme kontrol listesi (Yaklaşık 50 maddeden oluşan özgün bir çalışma)
    8. Yabancılarla yapılan sözleşme görüşmelerinde dikkat edilecek noktalar
    9. Süren sözleşmelerde ortaya çıkan ihtilaf hallerinde ilk yapılacak işlemler
    10. Sözleşmelerin fiziken yönetimi ve sözleşmelerin arşivlenmesi
    11. Yargıya yansımış ihtilaf örnekleri.
Eğitim Kadrosu
  • Av. Muzaffer ÖZCAN
    • İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Av. Muzaffer ÖZCAN, 1991-2003 yılları arasında değişik sektörlerdeki şirketlerde yurt içi ve dışında yönetici olarak çalıştı. 2005 yılından bu yana Sözleşmeler Hukuku konusunda şirket yönetici ve çalışanlarına eğitimler vermektedir. Eğitimcinin birçok sektöre danışmanlık hizmeti veren bir büroda çalışması ve uygulamanın içinden gelmiş olması nedeniyle, eğitimde verilen örnekler ve yapılan hukuki değerlendirmeler eğitimin katılımcılar tarafından daha dikkatli takip edilmesini, geniş bir bilgi birikiminin katılımcılara aktarılmasını sağlamaktadır.